Yazar Arşivi

Sağlıkta bilişim

Üniversite eğitimim ile birlikte sağlıkta bilişim konusu iş hayatımın odağı haline geldi.  Aslında sağlık alanında ilk insandan beri her zaman teknolojik gelişmeler yaşanıyor. İlk kabilelerde büyücü/doktorların çeşitli esanslar geliştirmek için kullandığı damıtım yöntemlerinden 19. yy doktorlarının ameliyatlarda kullanmak için geliştirdiği çeşitli aparatlara ve günümüzdeki bilişim odaklı sistemlere kadar bu gelişim hiç durmadı. Biişimin sağlık alanında kullanılması ise önceki dönemlere göre bazı farklılıkları beraberinde getirdi. Sağlıkta bilişim kullanımı teknolojik gelişmelerin hiç görülmediği kadar hızlanmasını sağladı. Sadece son 20 yılı ele alırsak kat ettiğimiz mesafenin daha önceki yüzyıllara bedel olduğunu görebiliriz. Günün birinde çeşitli bilim kurgu eserlerinde ve Uzay Yolu dizinde gördüğümüz avuç içine sığan MR cihazları da yaygınlaşacaktır. Hatta bilim kurgu yazarlarının hayal dahi edemedikleri çeşitli teknolojilere eminim ki ulaşacağız. Üstelik bilişim sayesinde daha rahat tanı konulabildiği için hatalı tedavi olasılığını da giderek düşüreceğiz. Fakat her şey teknoloji değil. Sağlık politikasında önemli olan teknolojiyi iyi bir sistem içinde kullanarak en fazla sayıda insanın en uygun fiyata en iyi sağlık hizmetini alabilmesini sağlamaktır. Sağlığa yönelik bilgi teknolojilerinin (Healthcare IT), dünyada olduğu gibi Türkiye?nin de gündeminde ağırlık kazandığı bir dönemden geçiliyor. ABD Başkanı Barrack Obama?nın sağlık reformu paketi kadar İngiltere?nin son dört-beş yılda bütün İngiltere?yi tek bir sistem içinde birleştirip yönetme yönünde attığı adımlar, sağlıkta bilgi teknolojilerinin kullanılması yönelimine işaret eden iki önemli gösterge. Türkiye?de ise Sağlık Bakanlığı?nın Sağlık-Net portali ile somutlaşan inisiyatifi, hastane bilgi yönetim sistemlerinin (Hospital IT) artan önemini ortaya koyuyor. Ancak bu konu asıl değerini, tek başına değil bir sistem dahilinde ele alındığında gösteriyor. İleriki yazılarımda sistem konusuna daha fazla değineceğim.

Devamını Oku 1 (Yorum Sayısı)

Erken teşhis gelecekte daha da önemli olacak

2008 yılında Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun aldığı bazı kararlar ve global ekonomik krizden etkilenen Türkiye ekonomisi sebebiyle sağlık sektöründeki yatırımlarda 2009 yılında ciddi bir daralma söz konusu olmuştu. 2009 yılında daha önceden kararı verilmiş olan özel sağlık yatırımları yapılmış, yeni özel sağlık yatırımları yapılmamıştı. Kamu sektörü yatırımları ise bir miktar artmakla beraber birçok öteleme ve gecikmeden dolayı gerçekleşemedi.  Özellikle görüntüleme teknolojileri sektörü 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40 civarında küçüldü. 2010 yılında sağlık sektöründe 2009 yılına göre yüzde 8’lik bir büyüme bekleniyor. Artan nüfus ve yaşlanan nüfus nedeniyle sağlık hizmetlerine olan talep hiçbir zaman azalmayacağı için sağlık sektöründeki yatırım cazibesi her zaman mevcut. Sürekli iletişimde olduğum sektör yöneticileri de 2010 ve 2011 için hem özel sektör hem de kamuda büyüme beklediklerini dile getiriyorlar. Özellikle kamunun özel sektörden daha fazla büyüyeceği genel bir kanı. Ancak hem kamu hem de özel sektör ve üniversitelerinin büyümesi önünde çeşitli engeller mevcut. Bunlara bir sonraki yazımda değineceğim. Şimdi önümüzdeki dönemde öne çıkacak bir alan hakkında yazmak istiyorum. Sektörün uzun vadeli hedefinin erken teşhisin önemini daha belirgin hale getirip uzun vadeli sağlık hizmetleri stratejilerini hayata geçirmek kaydıyla daha kaliteli bir yaşam sunmak olduğunu düşünüyorum. Erken teşhis toplam sağlık zincirinin en önemli halkası olacak. Bu sektörde faaliyet gösteren tüm firmalar için “entegre teşhis” portföyünü sağlık hizmetleri süreçlerinin etkin kullanımına sunmak en önemli hedef haline geldi. Yine de ülkemizde bu konuya yeterince önem vermiyoruz. Erken teşhisin toplam sağlık maliyetini azaltıcı yöndeki etkisi konusunda, toplumda ve sağlık karar vericilerindeki farkındalığın artması gerekiyor. Bu konu çok önemli çünkü sağlıkta kısa vadeli strateji ve uygulamaların yanında, orta ve uzun vadeli strateji ve uygulamalar yapılmalı ve takip edilmeli ki toplum sağlığı genel bir ilerleme gösterebilsin.

Devamını Oku Yorum Yok

Siemens, Tedarik Portföyünü Genişletmeye Devam Ediyor

Kamu sektörü yatırımları 2009?da bir miktar artmakla beraber, özel sağlık yatırımları yapılamadı. Özellikle görüntüleme teknolojileri sektörü, 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40 küçüldü. Bu yıl ise sektörün yüzde 8 büyüyeceğini öngörüyoruz. Sektörün, bu yıl yüzde 8 büyüyeceğini öngören Ufuk Eren, ?DPC, Bayer Diagnostics ve Dade Behrin?i satın alan Siemens, dünya genelinde tam entegre tanı sistemleri tedarikçisi haline geldi? dedi. Siemens, Tedarik Portföyünü Genişletmeye Devam EdiyorSiemens Sağlık Sektörü Lideri Ufuk Eren, 2009?un ilk üç çeyreğinde tüm dünyada 11.9 milyar EURO gelir ve 1,5 milyar EURO kar elde ettiklerini açıklayarak, söz konusu dönemde ekonomik krizden dolayı Türkiye?de sağlık sektörü yatırımlarında ciddi bir daralmanın gerçekleştiğini kaydetti. Geçen yıl, önceden kararı verilmiş olan özel sağlık yatırımlarının yapılmadığının altını çizen Eren, ?Kamu sektörü yatırımları ise bir miktar artmakla beraber, birçok erteleme ve gecikme nedeniyle gerçekleşemedi. Özellikle, görüntüleme teknolojileri sektörü, 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 40 küçüldü? diye konuştu. Sektörün, 2010 yılında 2009?a göre yüzde 8 büyüyeceğini öngören Eren, ?Demografik değişimler sayesinde sektörün yatırım anlamında her zaman cazip olacağını söyleyebilirim? ifadesini kullandı. Siemens?in, sağlık teknolojileri endüstrisinin dünyadaki en büyük tedarikçilerinden birisi olduğunu vurgulayan Eren, şirketin DPC, Bayer Diagnostics ve Dade Behring?i satın almasıyla birlikte dünyada gerçek anlamda tam entegre tanı sistemleri tedarikçisi haline geldiğini açıkladı. Eren, ?Böylece Siemens sağlık sektöründeki müşterilerine tıbbi görüntüleme ve laboratuar tanı sistemlerinden klinik IT sistemlerine kadar, hepsini tek kaynaktan olmak üzere, tüm katma değer zincirini kapsayan benzersiz ve kapsamlı bir tıbbi çözüm portföyü sunabiliyor. Bu çözümler, sağlık hizmetlerinin daha düşük maliyette ve daha yüksek kalitede verilmesini sağlıyor? dedi. Siemens?in sağlık sektöründe, dünyada yıllık 728 milyon Euro ArGe harcaması ile sektörünün en önemli küresel oyuncularından birisi olduğuna dikkat çeken Eren, ?Türkiye?de, Hacetteğe Radyoloji Departmanı ile anjiografi ürünlerimizin geliştirilmesi, Boğaziçi Üniversitesi ile biyomedikal görüntüleme laboratuarının kurulması ve Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Bölümü ile de ameliyatlarda X ışını yerine artık MRI teknolojisinin kullanılmasını sağlayacak yeni cihazlarının Türk bilim adamları ile geliştirilmesi konularında işbirlikleri yürütüyoruz? bilgisini verdi. Sağlık Bakanlığı tarafından, tıbbi cihazların bakım ve onarım standartlarının belirlenmesi gerektiğini savunan Eren, özellikle yüksek teknolojili tıbbi cihazların son derece komplike ve karmaşık sistemler olduğuna dikkat çekti. Eren, şöyle devam etti: ?Yüksek teknolojiye sahip komplike sistemlere belgeli, belgesiz herkes sorgulanmaksızın müdahale edilebiliyor. Bu durum teknolojinin performansını, ömrünü, teşhis ve tedavinin neticesini etkilediği gibi sağlık personeli ve hasta güvenliği için de risk unsuru oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı tarafından tıbbi cihazların bakım, onarım standartlarının belirlenmesi ve belgelendirme sisteminin getirilmesiyle bu sorunun çözüleceğine inanıyorum? Dünya Gazetesi

Devamını Oku Yorum Yok

CT,Definition Flash,düşük doz,entegre teşhis,SOMATOM

Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens özellikle elektrik-elektronik alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden biri. Faaliyetlerini üç sektöre yöneltmiş durumda. Bunlar: enerji, endüstri ve sağlık?
Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens Tıp Çözümleri, sahip olduğu başarılı in vivo ve IT çözümlerine, 2006 ve 2007 yıllarında yaptığı önemli yatırımlarla birlikte in vitro teşhis çözümlerini de ekleyerek moleküler tıp ve kişiye özgü tıp alanlarında dünyanın en büyük entegre teşhis çözümleri sunan ilk firması oldu. Siemens IT Solutions Direktörü Ufuk Eren?le entegre teşhis çözümleri ve projeleri ile ilgili olarak konuştuk. *Siemens sağlıkta hangi alanlarda faaliyet gösteriyor? Siemens sağlıkta üç alanda faaliyet gösteriyor. Birincisi zaten uzun yıllar içinde bulunduğu alan : İn vivo teşhis. Teşhiste kullanılan cihazları arasında en klasik konvansiyonel röntgenden tutun, antiyografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme cihazı, ultrasonografi, mamografi, mobil röntgenler, skopi cihazları, moleküler görüntüleme cihazları (GAMA Kamera,PETCT cihazları) sayılabilir.Siemens bu konuda dünyada innovasyon lideri.
Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Son üç yılda içine girdiği ve yine dünyada lider olduğu bir diğer alan da in vitro teşhis. Yani vücut içerisinden alınan sıvının, laboratuar ortamında teşhis edilmesi. Siemens?in sağlık alanında lider olduğu konulardan bir diğeri de, dünyada ki en büyük IT firması olması. Bu da zaten Siemens?i dünyada tek ve lider entegre teşhis firması haline getiriyor. Entegre teşhisin ne demek olduğunu biraz daha açmak gerekirse şunları söyleyebiliriz: Tam olarak teşhis koyabilmek için yalnızca vücudun içerisini görüntülemek yeterli değil. Bunu in vitro ve in vivo teşhisten aldığınız bilgiyi,gelişmiş bilişim teknolojisi ortamınla birleştirerek entegre teşhisi oluşturabilirsiniz. Biz buna ?entegre teşhis? diyoruz. Entegre teşhisin amacı da kişiye yönelik sağlığa doğru gitmek.Yani ?Personalize Medicine? dediğimiz sağlığa doğru gitmek. Bizim en büyük vizyonumuz budur. Kişiye özgü sağlığa doğru ciddi bir adım atıyoruz. Bu çerçevede çalışan zaten başka bir firma da yok. Sağlık zincirinde dört tane halka var: Koruma, Teşhis, Tedavi ve Bakım. Teşhis, sağlık zincirindeki en önemli halka haline geliyor. Teşhis amacıyla kullanılan yöntemler, korumadan tedaviye kadar bütün noktalarda kullanılıyor. Hatta korumada da kullanılıyor. Yani kişi henüz hasta olmadan devreye girip, rutin check up?lar yapmak, hem in vivo hem in vitro teşhis yöntemlerini kullanarak olası bir hastalığı erken teşhis etmek hatta önlemek de mümkün. * Gen teknolojileri alanında Siemens?in çalışmaları var mı? Genetik alanında çalışmaları var. Zaten özellikle in vitroyu aldıktan sonra bu konuda self ürünler var ve yeni ürünler geliştiriyor. Amacımız bunları entegre teşhisle birleştirebilmek. Birkaç yılı kaldı.Sözünü ettiğim süreci; Yani önleme,teşhis,tedavi ve bakım süreci zincirini değiştireceğiz.Şunu hemen belirtmeliyim ki, teşhis ve özellikle erken teşhisin önemi gittikçe artıyor.Sebebi de şu; öncelikle insanlar bu teknolojiden faydalanıp daha uzun ömürlü yaşamak istiyorlar.Bir hastalığı ne kadar erken safhada teşhis ederseniz onun tedavisi o kadar kolay oluyor.En başta kanser olmak üzere diğer kronik hastalıkların takibi,erken teşhiste yapacağınız yatırım,toplam sağlık maliyetlerini ciddi anlamda düşürüyor.Hem erken teşhisin hem de teşhisin öneminin artması üzerine 2000-2008 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri?nde görüntülenme için başvurular yüzde yüz artmış. 2000 yılında bir milyon görüntüleme varsa 8 yılda yüzde yüz artmış ve 2milyona çıkmış. Büyük bir artış var. Bu artış gittikçe devam edecek.Çünkü hem teknoloji bunu destekliyor hem de yararı çok açık bir şekilde ortada.Kişiler bilinçleniyor.Bugün belki hasta değilsiniz ve bir probleminiz yok ama gidip bir dijital mamografi çektiriyorsunuz veya kalp damarlarında bir şey var mı diye bir gelişmiş tomografi ve MR cihazlarına giriyorsunuz. Görüntüleme yöntemlerine başvurunun artışında teknolojinin bu uygulamaları artık çok konforlu hale getirmesinin de payı var. Bunun anlamı bu cihazların vücuda en az zarar vereceği yada hiç zararsız ortamların yaratılması; bunun yanı sıra vücuda dışarıdan herhangi bir şey sokmadan işlem yapılabilecek ortamların yaratılmasıdır. * Türkiye?de görüntüleme yöntemlerinin, invitro yöntemlerinin kullanılma amacı nedir? Teşhiste mi kullanılıyor? Tedavi aşamasında mı kullanılıyor. Yani erken teşhiste kullanılma oranları nedir? Amerika?da 8yılda önemli bir başvuru artışı oldu dediniz. Türkiye?de erken teşhis yöntemi olarak yoğun olarak kullanılıyor mu? Bu bahsettiğim rakam özellikle erken teşhisle ilgili değil genel teşhiste kullanım oranları. Bunların içerisinde erken teşhis de vardır elbette. Böyle ayrı bir istatistik yok elimde. Erken teşhiste kullanımı bireyin bu konudaki bilinç düzeyine bağlı. Yani bazı kişiler kendini sigortalamak için erkenden gidip bu yöntemleri kullanıyorlar. Öte yandan toplumda farkındalık da çok arttı. Buna bağlı olarak görüntüleme yöntemlerinin kullanılması ile ilgili olarak özellikle son üç beş yılda çok artış görüyorum. Türkiye?ye artık teknolojik gelişmeler de dünya ile eş zamanlı olarak geliyor. Konforlu teknolojilerin kullanımına Türk halkı da rahatlıkla erişebiliyor. * Hatta birçok ülkeye göre ilerde bile diyebiliriz. Avrupa ülkelerine göre bunu söyleyebilir miyiz? İleride olduğumuz ülkeler var, geride olduğumuz ülkelerde var. Ama nerdeyseniz diye sorarsanız ortalarda bir yerlerdeyiz. Özellikle doğu blok ülkeleri bizden daha geride. *Türkiye?de ihtiyaçtan fazla görüntüleme cihazının bulunduğu söylenir hep. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz yani gereğinden çok mu cihaz var? Çok fazla cihaz mı var? Veya çok fazla mı kullanılıyor? Ben önce ilk soruya cevap vereyim. Adet olarak baktığımız zaman Türkiye?de ileri görüntüleme cihazları, MR belki Belçika?ya ya da Hollanda?ya göre daha fazla. Ama biz 72 milyonuz. Bahsettiğimiz ülkeler 7-8 milyon. Dolayısıyla bizim ülkemizde doğal olarak onların on kat olması lazım. Şimdi biz bu değerlendirmeyi yaparken bir milyon nüfusa kaç MR cihazının hizmet ettiğini bulup, bu oranı konuşmamız lazım. Bu oranlara da baktığımız zaman biz Avrupa Birliği ortalamasının altındayız. Fransa?ya ve Hollanda?ya yakınız. Avusturya?nın, Bulgaristan?ın altındayız. Amerika?nın çok çok altındayız. Üstünde olduğumuz ülkeler var. Altında olduğumuz ülkelerde var. Ancak adet olarak bizde gereğinden çok MR cihazının olduğu doğru değil. Türkiye için 72 milyon nüfustan bahsediyoruz. Dolayısıyla orantı yaparsanız çok fazla değil. Çok fazla mı kullanılıyor? Bu konuda elimde ciddi bir istatistik olmadığı için yorum yapabilecek durumda değilim. Olsa bile Türkiye?nin demokratik yapısı, epidemiyolojik yapısı, Türkiye?deki tıp eğitimi, Türkiye?deki doktor sayısı,Türkiye?deki sevk zinciri bütün hepsi bunu etkileyen faktörler.Bunların hepsinin göz önünde bulundurularak bir yorum yapılması daha doğru olacaktır. * Görüntüleme cihazlarının yurt çapında dengeli dağılımı söz konusu mu sizce? Evet eskiden görüntüleme cihazları İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde toplanmıştı. Şu sıralar bir teknoloji haritası çıkarıyoruz. Ona baktığımız zaman artık Türkiye?nin bütün illerinde tomografi cihazı olduğunu, illerin çok büyük bir çoğunluğunda MR cihazı bulunduğunu görüyoruz. Homojen bir yapıya doğru gidiş var. Bir milyon kişiye kaç MR düştüğüne baktığınız zaman mesela İstanbul birinci değil, ilk on içinde yer alıyor. Buna karşın mesela Edirne?de Batman?da sayı yüksek çıkıyor. Bazı Karadeniz şehirlerinde yüksek çıkabiliyor. Ankara İstanbul?a göre daha yüksek. Genel izlenim İstanbul?da çok daha fazla görüntüleme cihazı olduğu yönünde. Ancak bu doğru değil. Türkiye?de homojen yapıya doğru bir gidişat var. Bu gün artık her tarafta,Hakkari?den tutun da Tekirdağ her tarafta bütün köşesinde bu teknoloji yatırımları var. Siemens?in son ürünlerinden biri de ?dünyanın en hızlı ve en az radyasyon veren bilgisayarlı tomografi cihazı? olarak tanıtılan SOMATOM Definition Flash. Bu cihaz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Nefesini uzun süre tutamayan hastalar ve çekim sırasında hareketsiz kalması zor olan çocuk veya yoğun bakım hastaları için bilgisayarlı tomografi çekimini inanılmaz kolaylaştıran bir cihaz. Bu cihaz, hem 0,6 saniye gibi rekor bir sürede nefes tutmaksızın en detaylı sonuçları elde ediyor, hem de vücuda verilen radyasyon dozunu şimdiye kadar görülmemiş şekilde azaltıyor. Bu yeni cihaz, 1 mSv altındaki bir doz ile kalp tetkiklerinde en küçük anatomik detayları bile görüntüleyebiliyor. Cihaz, boyu yaklaşık 200 cm olan bir hastayı sadece 4 saniyede tarıyor. Bugüne kadar kullanılan cihazlarda hastanın çekime hazırlanmasından teşhise kadar geçen süre 10 dakikayı bulurken SOMATOM Definition Flash ile bu işlem sadece birkaç dakika içerisinde tamamlanabiliyor. Cihazın hızı özellikle acil durumlarda teşhis konulmasında büyük kolaylık sağlıyor. Acil vakalarda zaman baskısı nedeniyle eski cihazlarla yapılamayan bilgisayarlı tomografi çekimi, yüksek hızlı SOMATOM Definition Flash ile ne zor hasta için bile mümkün oluyor. Bu sohbet için teşekkür ediyorum. Literatür- Ocak 2010

Devamını Oku Yorum Yok

kişiye özel sağlık

Erken Teşhis Maliyetleri Düşürecek

Siemens Sağlık Sektörü Lideri Ufuk Eren, erken teşhisin toplam sağlık maliyetlerini düşürdüğüne dikkat çekerek,? Sağlık zincirinde bu halkaya daha fazla önem verilmeli? dedi.

Bugün tüm dünyada tıp teknolojileri baş döndürücü bir hızla büyüyor. Önümüzdeki yıllarda da büyümenin artarak devam edeceği aşikar. Teknolojik gelişmelerle birlikte kişiye özgü tıp,özellikle erken teşhisin önemi,moleküler tıp ve genetik bilimin daha da öne çıkacağı öngörülüyor.

Erken Teşhis Maliyetleri DüşürecekSiemens Sağlık Sektörü Lideri Ufuk Eren, dünyada artan ve bir yandan da yaşlanan nüfusun sağlık hizmetlerine olan talebi ve maliyeti arttırdığına dikkat çekerek, ?Aynı şekilde, Türkiye?ye bakarsak, ülkemizde de nüfus artıyor. Türkiye?de de yaşlı nüfus oranı her geçen gün daha da artmakta. Sağlık hizmetine talep arttıkça da hizmetleri yeterince götürebilmek için arzı sağlayacak bir teknoloji üretimi gerekiyor? diyor.

Kişiye özel sağlık haritası oluşturulacak

Bugün hastalıkların teşhisinde iki yol olduğunu bunlardan birinin vücudun içinin görüntülenmesi, ikincisinin ise vücuttan alınan bir maddenin laboratuarda incelenmesi olduğunu kaydeden Eren, sözlerini şöyle sürdürüyor.

?Gelecekte bu iki veri, bilişim teknolojileri sayesinde analiz edilerek, kişiye özel sağlık haritası oluşturulacak. Kişiye özel tedavi yöntemi uygulanacak. Yapınıza uygun size özel ihtiyaçlar üretilecek ve erken teşhisin önemi gittikçe artacak. Sağlık ekonomisine baktığımız zaman teşhisine kadar iyi yaparsanız toplamdaki sağlık harcamanız o kadar daha iyi planlanıyor ve sağlık kalitesi daha iyi kontrol edilmiş oluyor. Erken ve doğru teşhis, hedefsel tedaviyi sağlayacak.

Ayrıca erken teşhisin toplam sağlık maliyetleri içerisinde ciddi bir düşürücü etkisi olması nedeniyle önemi daha da vurgulanmalı ve sağlık zincirinde bu halkaya daha fazla önem verilmelidir. Koruyucu sağlık hizmetleri bu konuda halkın bilinçli düzeyi arttırılmalıdır.?

Yeni döneme nasıl hazırlanıyor?

Düşük maliyet yüksek kalite

Siemens Sağlık Sektörü, Türkiye?de ve dünyada sağlık sektörüne yönelik yenilikçi ürünlerin ve komple çözümlerin yanı sıra servis ve danışmanlık hizmetleri sunuyor. Radyolojiden kardiyolojiye, nükleer tıptan sağlığına, onkolojiden ürolojiye kadar birçok alanda Siemens marka medikal sistemlerin üretim, satış, danışmanlık ve teknik servis hizmetleri bu kapsamda sunuluyor?

DPC, Bayer Diagnostics ve Dade Behring?in satın alınmasıyla birlikte Siemens dünyada gerçek anlamda ilk tam entegre tanı sistemleri tedarikçisi haline geldi. Böylece, Siemens sağlık sektöründeki müşterilerine tıbbi görüntüleme ve laboratuar tanı sistemlerinden klinik IT sistemlerine kadar hepsi tek kaynaktan olmak üzere, tüm katma değer zincirini kapsayan benzersiz ve kapsamlı bir tıbbi çözüm portföyü sunabiliyor. Bu çözümler, sağlık hizmetlerinin daha düşük maliyette ve daha yüksek kalitede verilmesini sağlıyor.

Milliyet Sağlık Eki

Devamını Oku Yorum Yok

Editör Yazısı – MedNews Sayı 27

Sevgili Dostlarımız, Siemens Sağlık Türkiye olarak, geride bıraktığımız mali yılımızı başarıyla sonuçlandırıp 1 Ekim tarihi itibariyle de yeni bir mali yılımıza daha başlamış bulunmaktayız.. 2008 yılı başından itibariyle daralan sağlık pazarına rağmen, bu başarılı sonuçta siz değerli müşterilerimizin organizasyonumuza, inovatif ürün ve çözümlerimize ve özellikle teknik hizmetlerimize olan güveni en önemli unsurlardır. Sizlere bir kez daha teşekkür ediyoruz. 2008 yılında almaya hak kazandığımız Türkiye Büyük Kalite Ödülü motivasyonuyla daha mükemmel bir organizasyon olma yönünde çalışmalarımız hiç durmadan devam etmektedir. Bu bağlamda, özellikle müşterilerimizin kesintisiz ve etkin çalışabilmesi için Teknik Hizmet kalitemizi arttırma yönündeki çalışmalarımız en önceliklidir. Sizlerden gelen talepler doğrultusunda arıza tespit ve giderme sürecinde sık ihtiyaç duyulan yedek parçalardan oluşan lokal yedek parça stoğumuzu ciddi bir yatırımla önemli bir boyuta taşıdık. Frankfurt’ta bulunan Dünya Yedek Parça Deposuna siparişini geçtiğimiz yedek parçaların siz kullanıcılarımıza daha hızlı ve güvenli olarak ulaşmasını sağlamak amacıyla tedarik zincirimizde yeniden yapılanmaya gittik. Bu çalışmalarımız sonucunda siparişi geçilen yedek parçaların sektörümüzde en hızlı şekilde ihtiyaç duyulan son kullanım noktalarına ulaşmasını sağladık. Böylece, arıza tespit ve giderme sürecini de önemli ölçüde kısaltarak siz değerli müşterilerimizin sistemlerinizdeki üretkenliği arttırmaya katkı sağladık. Bu konuda yaptığımız çalışmaların sonuçlarını düzenli olarak sizlerin görüşlerini takip ettiğimiz memnuniyet anketleriyle ölçmekteyiz. Memnuniyet anketlerinde, yedek parça tedarik hızı, servis hızı ve arıza giderme sürelerinde kullanıcı memnuniyet düzeyinin istikrarlı bir şekilde arttığını görmekteyiz. Bu konulardaki çabalarımızın etkilerinin müşterilerimiz tarafından da görülmeye başlanması bizleri ayrıca mutlu ediyor. Sonuç olarak amacımız, pazardaki lider konumumuzu müşterilerimize sunduğumuz ve sunacağımız inovatif ürün ve çözümlerimizle, özellikle de hizmet kalitemizle sürdürebilmektir. Saygılarımla, T.Ufuk Eren

Devamını Oku Yorum Yok

Kalite

Büyük Ödül Aksa ve Siemens?e gitti

Bu yıl 16?ıncısı verilen Kalite Ödülleri sahiplerini buldu. Büyük ölçekli ?İşletmeler kategorisi?nde Ulusal Kalite Büyük Ödülü?nü Aksa ve Siemens Sanayi aldı. Başarı ödülleriyse Borusan Lojistik ve İstanbul Deniz Otobüsleri?ne verildi. Türkiye Kalite Derneği(KalDer) tarafından bu yıl 16?ıncısı verilen Ulusal Kalite Ödülleri sahiplerini buldu. Büyük ölçekli ?İşletmeler Kategorisi?nde Ulusal KALİTE Büyük Ödülü?nü Aksa Akrilik Kimya Sanayi ve Büyük ölçekli ?İşletmeler Kategorisi?nde Siemens Sanayi( Sağlık Grubu) aldı. Büyük Ödül Aksa ve Siemens?e gittiBüyük ölçekli ?İşletmeler Kategorisi?nde Başarı Ödülleriniyse Borusan Lojistik A.Ş. ve İstanbul Deniz Otobüsleri A.Ş. (İDO) kazandı. Gerçekleşen törende kalitenin şampiyonları ödüllerini TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve KalDer Başkanı Ali Rıza Kaylan?ın elinden aldı. Ulusal Kalite Ödülü, toplam kalite uygulamalarında kuruluşlara sadece referans değil, ulusal bölgesel ve global pazarlarda da rakiplerine oranla farklılaşma yaratacak temel noktaları öne çıkarmada yol gösterici olma özelliği taşıyor. Küreselleşen dünyada rekabetin en temel unsur olduğu düşüncesinden hareketle, Ulusal Kalite Ödülü, kuruluşlara farklılaşmada öncelik kazandırıyor. Mükemmellik modeli Ulusal Kalite Ödülleri?nin, kalite alanındaki Türkiye?nin en büyük ve itibarlı kalite etkinliği olduğunu belirten Kalite Ödülü Yürütme Kurulu Başkanı Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, ?Bu yıl Ulusal Kalite Ödülleri?nin 16?ncı yılı. Ulusal Kalite Ödülleri, ülkemizde kalite bilinçlenmesinin artması ve toplam kalite yönetim felsefesinin yaygınlaştırılmasında kuşkusuz önemli rol oynuyor. Türkiye?de kaliteye gösterilen önemin ve ciddiyetin sonuçlarına Avrupa?da aldığımız Kalite Ödülleri ile de görüşüyoruz. Bu yıl Avrupa Kalite Büyük Ödülü iki Türk şirketinin oldu, Türkiye aynı zamanda bir Başarı Ödülü daha aldı ve İngiltere ile beraber en çok ödül kazanan ikinci ülke oldu? dedi. Ulusal Kalite Ödülü?ne Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı?nın Avrupa Kalite Ödülü?nde kullandığı ?Mükemmellik Modeli? kriterlerinin esas alındığını ifade eden Mehmet Durman, ?Geçen 16 yılda ödül sürecine 206 kuruluş başvurdu. Ödül sürecine katılım sektörel yayılım ve çeşitlilik açısından sevindirici olmakla beraber, sayısal olarak oldukça azdır. Bugüne kadar, 18?i Büyük, 31?i Başarı Ödülü ve ikisi Mükemmellikle Süreklilik Ödülü olmak üzere toplam 51 ödül verildi? diye konuştu. Ödül Süreci Ödül süreci hakkında bilgi veren Mehmet Durman şunları söyledi: ?Büyük Ölçekli İşletmeler Kategorileri?nde finale kalan Aksa Akrilik Kimya, Borusan Lojistik, İstanbul Deniz Otobüsleri,Siemens San. Ve Tic. A.Ş. (Sağlık Grubu), Barem Pazar Araştırma ve Özel Eğitim Merkezi(KOBİ kategorisi)saha ziyaretlerinde EFQM Mükemmellik Modeli kriterlerine göre değerlendirildi. Ödüle hak kazanan kuruluşlar,akademisyenler ve toplam kalite yönetimi uygulayan kuruluşların üst düzey yöneticilerden oluşan ödül jürisi tarafından kararlaştırıldı.16?ıncısı düzenlenen ? Ulusal Kalite Ödülü? töreninde Ulusal Kalite Büyük Ödülü?nü Aksa ve Siemens Sanayi A.Ş. Ulusal Kalite Başarı Ödüllerini ise Borusan Lojistik A.Ş. ve İstanbul Deniz Otobüsleri kazandı.? Ulusal Kalite Ödülleri her yıl, Kamu Kuruluşları, İşletmeler ve Sivil Toplum Kuruluşları olmak üzere üç ana kategoride başvuru kabul ediyor.Bu kapsamda 2008 yılı Kamu Kategorisi ?Ulusal Kalite Başarı Ödülü?nü Antalya Ayten Çağıran Anaokulu, İstanbul Erenköy İlköğretim Okulu ve İzmit Nuh Çimento İlköğretim Okulu aldı.Ödüller Ankara?da düzenlenen Kamu Kalite Sempozyumu?nda sahiplerine verildi.Geçen yıl ise,yaptığı çalışmalardan dolayı Soyak İnşaat almıştı. Radikal Gazetesi

Devamını Oku Yorum Yok

Hastane Bilgi Sistemi Alanında Siemens?in Çözüm Ortağı Simeks

Siemens?in Hastane Bilgi Sistemi ürünü Soarian MedSuite?in Türkiye?deki lisans satışı, servis ve destek hizmetlerini Siemeks A.Ş. sağlayacak.
Hastane Bilgi Sistemi Alanında Siemens?in Çözüm Ortağı Simeks
Siemens?in, hastanelerin verimliliğini artıran  Hastane Bilgi Sistemi (HBS) ürünü Soarian MedSuite?in Türkiye?deki lisans satışı, servis ve destek hizmetlerini Simeks Tıbbi Sistemler Sanayi ve Ticaret A.Ş. sağlayacak. Siemens, yenilikçi Hastane Bilgi Sistemi (HBS) ürünü Soarian MedSuite?in lisans satışı, servis ve destek hizmetleri konusunda Türkiye?nin önde gelen sağlık hizmetleri çözümleri firması Simeks Tıbbi Sistemler Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile anlaştı. Simeks?in CEOS?u Gerçek Sunman, ?Siemens ve Simeks?in ortak vizyonu Türkiye?deki müşterilerimize yenilikçi ürünler, çözümler ve hizmetler aracılığıyla önemli bir değer katacaktır? dedi. Sunman şöyle devam etti: ?Soarian MedSuite, gelişmiş mimari tasarımıyla müşterilerimizin beklentilerini daha esnek çözümlerle karşılayabilmemize olanak verecek. Bu işbirliği ile ileride sunacağımız yeniliklerin heyecanının yanı sıra sağlık bilişimi konusunda 35 yılı aşkın deneyime sahip Siemens gibi bir grupla ortaklık kuruyor olmak bize büyük memnuniyet veriyor.? Siemens Türkiye Sağlık Sektör Lideri Ufuk Eren ise Simeks ile ortaklığın sağlık hizmetleri konusundaki şirket stratejilerinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, ?Simeks ile Soarian MedSuite konusunda başlattığımız işbirliği, bölgede hali hazırda yüksek kalitede ileri görüntüleme sistemleri ve laboratuar teşhis çözümlerine sahip olduğumuz portföyümüzü güçlendirecektir? diye konuştu. Siemens Sağlık Sektörü Sağlık Hizmetleri Satış ve Pazarlamasından sorumlu Başkan Yardımcısı Bernt Klein da, Simeks?i seçmelerinin nedeninin Türkiye?deki sağlık bilişimi pazarını çok iyi tanımaları olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: ?Simeks ile yapılan yeni anlaşma ile tam entegre bir HBS çözümü arayan özel ve kamu sağlık kurumlarına, Siemens?in çözümlerinin daha yaygın ulaşmasında yardımcı olacaktır?. Halen Meksika, Türkiye, Güney Afrika ve Birleşik Arap Emirlikleri?ndeki saplık kurumlarında kullanılan Soarian MedSuite?in önümüzdeki birkaç ay içinde Mısır ve Litvanya?da birden çok yerde kullanıma girmesi planlanıyor. Yenilikçi ve ölçeklenebilir bir HBS çözümü olan Soarian MedSuite, tüm dünyada hastanelere hasta hizmetlerini daha iyi yönetmeleri konusunda yardımcı oluyor ve idari, klinik ve mali süreçlerin yönetiminde entegre araçlar sağlayarak hastanelerin verimliliğini artırıyor. Soarian MedSuite?i diğerlerinden ayıran özellik, sahip olduğu gelişmiş hizmete yönelik yapı (SOA), zengin internet uygulaması (RIA) ve uygulamanın süreç mantığı ile bütünleşik bir iş akış yöneticisi (BPM) ile oluşturulan yeni nesil bir teknoloji platformu olması. Bu güçlü kombinasyon sağlık hizmetleri kurumlarına gerekli yerde ve gerekli zamanda değişime uyum konusunda daha hızlı uyarlanabilen ve rol-tabanlı bir HBS çözümü sunulmasını sağlıyor.

Devamını Oku Yorum Yok

SGK,tıbbi teknoloji

Editör Yazısı – MedNews Sayı 26

Sevgili Dostlarımız,

spilleautomater pa nett lar deg spille fra den komforten og uforstyrretheten av ditt eget hjem.htm/editor_sayi_24″ rel=”attachment wp-att-8″>2008 yılı başında Özel Hastane Yatırımları ve eşzamanlı olarak özel sektörde yüksek teknolojili tıbbi cihaz yatırımları konusunda getirilen kısıtlama, yine 2008″in yaz aylarında SGK”nın özel sağlık hizmetleri için öngördüğü azami 0″luk ek ödeme kararı ve Eylül”de başlayan ekonomik krizin etkileri yüksel teknoloji tıbbi cihazlar pazarını @”lara varan oranda küçültmüştür. Burada, özellikle 15 Şubat 2008″de getirilen özel sektör yüksek teknolojili tıbbi cihaz yatırımlarına ait kısıtlamalara hangi kriterlere göre izin verileceğinin halen belirlenmemiş olması da sektörün önünü görmesine engel olmakta ve planlama yapmakta zorlanılmaktadır.

Bir TıpGörDer üyesi olarak geçtiğimiz günlerde Türkiye Yüksek Tıbbi Teknoloji Haritası çalışmasını tamamladık. Harita konusunda bilgileri Sağlık Bakanlığı, Türk Radyoloji Derneği Fordelen er selvfolgelig at spilleautomater pa nett lar deg spille fra den komforten og uforstyrretheten av ditt eget hjem. ve de Türk Basını ile paylaştık. Buradan birkaç önemli çıkarım yapılması gerekiyorsa;

Türkiye Yüksek Tıbbi Teknoloji yoğunluğu konusunda OECD ve AB ülkeleri ortalamalarını altındadır. Fakat, özellikle geçtiğimiz yıllarda yoğunluk artmış ve bazı gelişmiş Avrupa ülkelerini de geçmiştir.

MR ve CT gibi teknolojiler tüm ülke saffına yayılmıştır. Her ilimizde CT mevcuttur, MR olmayan il sayımız da dokuz adettir.

Yüksek Tıbbi Teknoloji yatırımlarında özel sektörün payı oldukça yüksektir. Özel sektör yatırımlarının payı (hizmet alımlarıyla beraber) CT”de f, MR”da ?”dir. Bu da, ülkemizde bu teknolojilerle halkımıza hizmet verilmesinde özel sektörün önemli bir rolü olduğunu göstermektedir.

Bahsi geçen bu yüksek tıbbi teknolojilerin etkin kullanılması için bunların periyodik bakımlarını doğru ve ehil kişiler tarafından yapılması büyük önem taşımaktadır. Bir diğer unsur da, bu cihazların arızalanan yedek parçalarını en hızlı şekilde tedariki gerekmekte ve cihazların çalışırlığının (uptime) yüksek tutulması gerekmektedir. Fakat, Ocak 2009″da çıkan bir düzenleme ile tüm yedek parçaların ithalinde istenen CE onayı ve belgesi nedeniyle yedek parçaların zamanında teslimi mümkün olmamaktadır. Böyle bir uygulama CE”nin çıktığı Avrupa Birliğine bağlı ülkelerde bile yoktur. Malesef , bu yüzden yedek parça ithal işlemleri uzamakta , bu durum yüksek teknolojili ve meblağlı tıbbi cihazların çalışırlığını olumsuz yönde etkilediği gibi kimi zamanda uzayan randevu kuyrukları hastaları dahi madur etmektedir.

Özellikle, Dünyanın ve ülkemizin İçinde bulunduğu ekonomik durumda sağlık sektörünün etkinliğini artırmak için bahsi geçen konularda hızlı bir şekilde iyileştirmelerin yapılması hepimiz için büyük önem taşımaktadır.

Saygılarımla,
T.Ufuk Eren

Devamını Oku Yorum Yok

CT,TIPGÖRDER

Türkiye?de 984 Tomografi 534 MR Cihazı Var

Türkiye?de 984 Tomografi 534 MR Cihazı VarTürkiye?nin manyetik rezonans (MR) görüntüleme cihazı çöplüğü olmadığını söyleyen Tıbbi Görüntüleme Teşhis ve Tedavi Teknolojileri Derneği (TıpGörDer) Başkanı Ufuk Eren, ?Türkiye?deki tıbbi cihaz sayısı Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve AB ortalamalarının altında? dedi. Eren, geçen yıl büyüklüğü 250 milyon Euro olan sektörün kriz nedeniyle yüzde 30 oranında da küçüldüğünü kaydetti. Eren, Türkiye?deki toplam bilgisayarlı tomografi (CT) sayısının 984, MR sayısının ise 534 olduğun aktararak, Türkiye?de CT?de bir milyon kişiye düşen cihaz sayısı 11.3. Bu oran Japonya?da 87, Yunanistan?da bile daha fazla. MR?da ise Türkiye?de 1 milyon kişiye 6.1 cihaz düşüyor? dedi. Hürriyet

Devamını Oku Yorum Yok