İçerik etiketlendi: ‘CT’

ArGe,CT,in vitro,in vivo,IT,MR

Newsweek Röportajı – Sürdürülebilir Sağlık

Newsweek - Sürdürülebilir Sağlık Röportajı

Newsweek - Sürdürülebilir Sağlık Röportajı

Siemens tıp alanında başta teşhis ve tedavi teknolojileri olmak üzere dünyada ve Türkiye?de en önde gelen aktör pozisyonunda. Siemens Tıp Çözümleri Direktörü Ufuk Eren, firmanın Türkiye?de üstlendiği rolü ve projelerini Berkan Özyer?e anlattı. Newsweek Röportajı – 28.06.2010 Siemens?in sağlık alanındaki misyonu ve yatırımlarından konuşalım. Siemens üç önemli sektörde faaliyet göstermekte; endüstri, enerji ve sağlık. Sağlıkla tanışması da çok ilginç ve eskilere dayanıyor. Bilim adamı Conrad Röntgen x-ışınını keşfedince tüp üretim önerisini Siemens?e götürüyor. Siemens yaptığı bu ilk prototipte sağlık sektörüne adım atıyor. 1900?lerin başında vücuttaki birtakım fizyolojik parametreleri ölçen cihazlar üretiyor. Bir yandan da röntgen cihazları üretmeye başlıyor. Ardından özellikle röntgen olmak üzere, yeni gelişen tıbbi cihazlarda Siemens hep önemli bir yer tutuyor. Şu an dünyadaki en büyük, tek ve ilk entegre teşhis firmasıyız. Başlıca 2 farklı teşhis türü vardır. Bir tanesi, MR (Manyetik Rezonans), CT (Bilgisayarlı Tomografi) ve röntgen makineleri gibi makinelerle vücudun içerisini görüntülenir (in vivo). Diğeri ise, laboratuvar ortamında, kan veya idrar teşhisi (in vitro). Siemens?in vitro?ya 3-4 yıl önce girdi. Entegre ifadesinin altını doldurabilmek için in vivo ve in vitro verilerini bir araya getirip IT (Bilişim Teknolojileri) sayesinde bundan bir anlam kazandırmaya böylece hastaya özgü birtakım bulgu, tanı ve tedavi oluşturmaya çalışıyoruz. Yani gittiği yön, kişiye özgü tıp. Teşhiste ulaşılan hızın yanında tedavinin yavaş kaldığını söyleyebilir miyiz? Teşhis çok daha önemli, çünkü teşhisi doğru yapamamak veya geç teşhis yapmak, erken teşhisi yapamamak, sizi uzun ve zor bir tedavi süreciyle karşı karşıya getirir. Şuna inanıyorum, teşhise ve özellikle erken teşhise olan ilgi, yatırımlar ve AR-Ge artacak. Bunun iki sebebi var, ilki ne kadar erken olursa sizin tedaviniz o kadar ucuz oluyor, hızlı ve konforlu bir süreç oluyor. Bir de buna eşlik eden bilinçlenme var. İkincisi de tam bu. Dünyada nüfus artışıyla refah düzeyi de mutlak değer olarak artıyor. Yaşam beklentisinin 80 civarı olduğu bir ortamda, insanlar bu süreyi konforlu geçirmek istiyor ve düzenli olarak bakım yaptırıyor. Dolayısıyla, erken teşhise verilen ağırlık tedavinin önüne geçiyor. Öte yandan sağlık harcamalarının önemli bir yüzdesi ilaç harcamaları. Bu büyük bir pasta ve işin ilaç kısmını bir kenara koyarsak, cihazlarda da önemli gelişmeler var. Portföyümüzde tedavi cihazları da mevcut. En basiti böbrek taşı kırma cihazı. Özellikle kanser tedavisinde üç çeşit tedavi var; cerrahi, kemoterapi (ilaçla tedavi), radyoterapi (ışın tedavi). Sonuncusunda çok ciddi gelişmeler söz konusu. Vücudun çok zır kısımlarındaki kanserli noktayı etrafına zarar vermeden yok etme teknolojisi gelişiyor. Teşhis teknolojilerinin gelişmesi, insan ömrünün daha kaliteli ve uzun olması için daha fazla önem taşıyor Kesinlikle böyle. Maliyet açısından bakınca, geç veya yanlış teşhisle sisteme olan maliyetiniz 10 katı kadar yükselir. Ölüm, sakat kalma kısmını bir tarafa bırakıyorum. Özele inersek, Siemens?in sağlık alanındaki çalışmaları ne yönde? Çalışmalarımız dört alanda var. In vivo teşhirs, in vitro teşhis, IT ve tedavi cihazları. Ayrıca hastanelere tıbbi cihaz temininin yanı sıra servis ve bakım da yapıyoruz. ?GreenPlus Hospital? adlı bir konseptimiz var. Genelde ?yeşil?, tasarruflu binayı ifade ediyor. ?Plus? ise sağlıkta kalite ve verimi arttırıyor. Tıbbi cihaz ve IT çözümlerimizle, hastanelerin en kaliteli ve en hızlı bakımı gerçekleştirmesini sağlıyoruz. Türkiye?de bu uygulanıyor mu? Bu sistemi Türkiye şartlarına uyarlayıp Siemens merkezden gelen uzmanlarla Eylül 2010 gibi uygulamaya başlayacağız. Bunun dışında, Türkiye?de en büyük eksikliklerden biri, hastane yöneticisi. 2005?te sağlık yönetimi konusunda eğitimler verme amacıyla Siemens Akademi?yi kurduk. Bugüne kadar 700?e yakın kişiye hastane yöneticiliği, radyoloji, nükleer tıp yönetimi, biyomedikal mühendisliği konularında sertifikalar verdik. Ufak da olsa bir izimiz olsun istiyoruz. Hem kutsal hem de faydalı bir konu. Hatta ?sanayide enerji yöneticisi? eğitimi ile başka sektörlerde de akademiyi yaymaya başladık. Tüm ekipmanlarıyla bir hastane yapmak gibi bir proje var mı? Kamu-özel işbirliği modeliyle devlet, özel sektörün inşaatı yapmasını ve ekipmanları temin etmesini ve hatta bazı konularda 25 yıllığına işletmeyi üstlenmesini istiyor. Biz de başarılı olduğumuz İngiltere, İspanya, Güney Afrika Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki tecrübelerimizi paylaştık. 25 yıl gibi uzun soluklu projelerde, aday şirketlerin sağlam ve uzun ömürlü olması beklenir. Siemens?in bu anlamda rolü nedir? Siemens gibi şirketlerin bu fotoğrafta olması büyük bir güven unsuru. Ayrıca tecrübesi, sunacağı çözümler, bunlar hep birer artı. Tıp dışında iletişim altyapısının kurulumundan, telefonuna, enerjisine ve güvenliğine kadar teknoloji sunacak, hem de tıbbi cihazların servisi ve bakım hizmetlerini yapacak Siemens hariç hiçbir firma yok. Hatta 3 bin yataklı hastanelerin enerjisinin bile üretebilir durumda olacak. Sürdürülebilir sağlık konusunda Siemens?in çalışmaları ne yönde? Sağlıkta sürdürülebilirlik birkaç anlama geliyor. Birincisi, hastaya zarar vermeden uzun süreli bakım. Doz konusunda mesela, az doz yayan, görüntü kalitelisinden ödün vermeden ve daha kısa sürede çekimi gerçekleştiren tıbbi cihazlar üreterek hastaya sürdürülebilir bir konfor garantisi veriyoruz. İkincisi, cihazların önemli bir kısmı geri dönüşebilir. Diğeri, satın alma ve uzun vadeli işletme maliyetleri (bakım) ucuz olan sistemler geliştirerek ?maliyeti düşük tıp? konusunu destekliyoruz. Bu çalışmaların hepsi sürdürülebilirlik dahilinde. Hasta kayıt sisteminin hastalara getirisi nedir? İki tane konu var. Hasta güvenliği ve hastayı takip etmek. Bunun için Soarian MedSuite gibi çok gelişmiş hastane bilgi yönetim sistemlerimiz var. Örneğin sistemde hastanın belli bir ilaca  karşı alerjisi kayıt edilmişse doktorun vereceği reçetede bunun bulunmaması için uyarıda bulunuyor ve medikal hatalar önlenerek hasta güvenliği sağlanmış oluyor. Süreç ve hasta güvenliği odaklı, sağlık hizmetlerinin etkinliğini artıyor..

Devamını Oku Yorum Yok

CT,Definition Flash,düşük doz,entegre teşhis,SOMATOM

Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens özellikle elektrik-elektronik alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden biri. Faaliyetlerini üç sektöre yöneltmiş durumda. Bunlar: enerji, endüstri ve sağlık?
Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens Tıp Çözümleri, sahip olduğu başarılı in vivo ve IT çözümlerine, 2006 ve 2007 yıllarında yaptığı önemli yatırımlarla birlikte in vitro teşhis çözümlerini de ekleyerek moleküler tıp ve kişiye özgü tıp alanlarında dünyanın en büyük entegre teşhis çözümleri sunan ilk firması oldu. Siemens IT Solutions Direktörü Ufuk Eren?le entegre teşhis çözümleri ve projeleri ile ilgili olarak konuştuk. *Siemens sağlıkta hangi alanlarda faaliyet gösteriyor? Siemens sağlıkta üç alanda faaliyet gösteriyor. Birincisi zaten uzun yıllar içinde bulunduğu alan : İn vivo teşhis. Teşhiste kullanılan cihazları arasında en klasik konvansiyonel röntgenden tutun, antiyografi, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme cihazı, ultrasonografi, mamografi, mobil röntgenler, skopi cihazları, moleküler görüntüleme cihazları (GAMA Kamera,PETCT cihazları) sayılabilir.Siemens bu konuda dünyada innovasyon lideri.
Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Siemens, Entegre Teşhis?e doğru hızla ilerliyor

Son üç yılda içine girdiği ve yine dünyada lider olduğu bir diğer alan da in vitro teşhis. Yani vücut içerisinden alınan sıvının, laboratuar ortamında teşhis edilmesi. Siemens?in sağlık alanında lider olduğu konulardan bir diğeri de, dünyada ki en büyük IT firması olması. Bu da zaten Siemens?i dünyada tek ve lider entegre teşhis firması haline getiriyor. Entegre teşhisin ne demek olduğunu biraz daha açmak gerekirse şunları söyleyebiliriz: Tam olarak teşhis koyabilmek için yalnızca vücudun içerisini görüntülemek yeterli değil. Bunu in vitro ve in vivo teşhisten aldığınız bilgiyi,gelişmiş bilişim teknolojisi ortamınla birleştirerek entegre teşhisi oluşturabilirsiniz. Biz buna ?entegre teşhis? diyoruz. Entegre teşhisin amacı da kişiye yönelik sağlığa doğru gitmek.Yani ?Personalize Medicine? dediğimiz sağlığa doğru gitmek. Bizim en büyük vizyonumuz budur. Kişiye özgü sağlığa doğru ciddi bir adım atıyoruz. Bu çerçevede çalışan zaten başka bir firma da yok. Sağlık zincirinde dört tane halka var: Koruma, Teşhis, Tedavi ve Bakım. Teşhis, sağlık zincirindeki en önemli halka haline geliyor. Teşhis amacıyla kullanılan yöntemler, korumadan tedaviye kadar bütün noktalarda kullanılıyor. Hatta korumada da kullanılıyor. Yani kişi henüz hasta olmadan devreye girip, rutin check up?lar yapmak, hem in vivo hem in vitro teşhis yöntemlerini kullanarak olası bir hastalığı erken teşhis etmek hatta önlemek de mümkün. * Gen teknolojileri alanında Siemens?in çalışmaları var mı? Genetik alanında çalışmaları var. Zaten özellikle in vitroyu aldıktan sonra bu konuda self ürünler var ve yeni ürünler geliştiriyor. Amacımız bunları entegre teşhisle birleştirebilmek. Birkaç yılı kaldı.Sözünü ettiğim süreci; Yani önleme,teşhis,tedavi ve bakım süreci zincirini değiştireceğiz.Şunu hemen belirtmeliyim ki, teşhis ve özellikle erken teşhisin önemi gittikçe artıyor.Sebebi de şu; öncelikle insanlar bu teknolojiden faydalanıp daha uzun ömürlü yaşamak istiyorlar.Bir hastalığı ne kadar erken safhada teşhis ederseniz onun tedavisi o kadar kolay oluyor.En başta kanser olmak üzere diğer kronik hastalıkların takibi,erken teşhiste yapacağınız yatırım,toplam sağlık maliyetlerini ciddi anlamda düşürüyor.Hem erken teşhisin hem de teşhisin öneminin artması üzerine 2000-2008 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri?nde görüntülenme için başvurular yüzde yüz artmış. 2000 yılında bir milyon görüntüleme varsa 8 yılda yüzde yüz artmış ve 2milyona çıkmış. Büyük bir artış var. Bu artış gittikçe devam edecek.Çünkü hem teknoloji bunu destekliyor hem de yararı çok açık bir şekilde ortada.Kişiler bilinçleniyor.Bugün belki hasta değilsiniz ve bir probleminiz yok ama gidip bir dijital mamografi çektiriyorsunuz veya kalp damarlarında bir şey var mı diye bir gelişmiş tomografi ve MR cihazlarına giriyorsunuz. Görüntüleme yöntemlerine başvurunun artışında teknolojinin bu uygulamaları artık çok konforlu hale getirmesinin de payı var. Bunun anlamı bu cihazların vücuda en az zarar vereceği yada hiç zararsız ortamların yaratılması; bunun yanı sıra vücuda dışarıdan herhangi bir şey sokmadan işlem yapılabilecek ortamların yaratılmasıdır. * Türkiye?de görüntüleme yöntemlerinin, invitro yöntemlerinin kullanılma amacı nedir? Teşhiste mi kullanılıyor? Tedavi aşamasında mı kullanılıyor. Yani erken teşhiste kullanılma oranları nedir? Amerika?da 8yılda önemli bir başvuru artışı oldu dediniz. Türkiye?de erken teşhis yöntemi olarak yoğun olarak kullanılıyor mu? Bu bahsettiğim rakam özellikle erken teşhisle ilgili değil genel teşhiste kullanım oranları. Bunların içerisinde erken teşhis de vardır elbette. Böyle ayrı bir istatistik yok elimde. Erken teşhiste kullanımı bireyin bu konudaki bilinç düzeyine bağlı. Yani bazı kişiler kendini sigortalamak için erkenden gidip bu yöntemleri kullanıyorlar. Öte yandan toplumda farkındalık da çok arttı. Buna bağlı olarak görüntüleme yöntemlerinin kullanılması ile ilgili olarak özellikle son üç beş yılda çok artış görüyorum. Türkiye?ye artık teknolojik gelişmeler de dünya ile eş zamanlı olarak geliyor. Konforlu teknolojilerin kullanımına Türk halkı da rahatlıkla erişebiliyor. * Hatta birçok ülkeye göre ilerde bile diyebiliriz. Avrupa ülkelerine göre bunu söyleyebilir miyiz? İleride olduğumuz ülkeler var, geride olduğumuz ülkelerde var. Ama nerdeyseniz diye sorarsanız ortalarda bir yerlerdeyiz. Özellikle doğu blok ülkeleri bizden daha geride. *Türkiye?de ihtiyaçtan fazla görüntüleme cihazının bulunduğu söylenir hep. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz yani gereğinden çok mu cihaz var? Çok fazla cihaz mı var? Veya çok fazla mı kullanılıyor? Ben önce ilk soruya cevap vereyim. Adet olarak baktığımız zaman Türkiye?de ileri görüntüleme cihazları, MR belki Belçika?ya ya da Hollanda?ya göre daha fazla. Ama biz 72 milyonuz. Bahsettiğimiz ülkeler 7-8 milyon. Dolayısıyla bizim ülkemizde doğal olarak onların on kat olması lazım. Şimdi biz bu değerlendirmeyi yaparken bir milyon nüfusa kaç MR cihazının hizmet ettiğini bulup, bu oranı konuşmamız lazım. Bu oranlara da baktığımız zaman biz Avrupa Birliği ortalamasının altındayız. Fransa?ya ve Hollanda?ya yakınız. Avusturya?nın, Bulgaristan?ın altındayız. Amerika?nın çok çok altındayız. Üstünde olduğumuz ülkeler var. Altında olduğumuz ülkelerde var. Ancak adet olarak bizde gereğinden çok MR cihazının olduğu doğru değil. Türkiye için 72 milyon nüfustan bahsediyoruz. Dolayısıyla orantı yaparsanız çok fazla değil. Çok fazla mı kullanılıyor? Bu konuda elimde ciddi bir istatistik olmadığı için yorum yapabilecek durumda değilim. Olsa bile Türkiye?nin demokratik yapısı, epidemiyolojik yapısı, Türkiye?deki tıp eğitimi, Türkiye?deki doktor sayısı,Türkiye?deki sevk zinciri bütün hepsi bunu etkileyen faktörler.Bunların hepsinin göz önünde bulundurularak bir yorum yapılması daha doğru olacaktır. * Görüntüleme cihazlarının yurt çapında dengeli dağılımı söz konusu mu sizce? Evet eskiden görüntüleme cihazları İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde toplanmıştı. Şu sıralar bir teknoloji haritası çıkarıyoruz. Ona baktığımız zaman artık Türkiye?nin bütün illerinde tomografi cihazı olduğunu, illerin çok büyük bir çoğunluğunda MR cihazı bulunduğunu görüyoruz. Homojen bir yapıya doğru gidiş var. Bir milyon kişiye kaç MR düştüğüne baktığınız zaman mesela İstanbul birinci değil, ilk on içinde yer alıyor. Buna karşın mesela Edirne?de Batman?da sayı yüksek çıkıyor. Bazı Karadeniz şehirlerinde yüksek çıkabiliyor. Ankara İstanbul?a göre daha yüksek. Genel izlenim İstanbul?da çok daha fazla görüntüleme cihazı olduğu yönünde. Ancak bu doğru değil. Türkiye?de homojen yapıya doğru bir gidişat var. Bu gün artık her tarafta,Hakkari?den tutun da Tekirdağ her tarafta bütün köşesinde bu teknoloji yatırımları var. Siemens?in son ürünlerinden biri de ?dünyanın en hızlı ve en az radyasyon veren bilgisayarlı tomografi cihazı? olarak tanıtılan SOMATOM Definition Flash. Bu cihaz hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Nefesini uzun süre tutamayan hastalar ve çekim sırasında hareketsiz kalması zor olan çocuk veya yoğun bakım hastaları için bilgisayarlı tomografi çekimini inanılmaz kolaylaştıran bir cihaz. Bu cihaz, hem 0,6 saniye gibi rekor bir sürede nefes tutmaksızın en detaylı sonuçları elde ediyor, hem de vücuda verilen radyasyon dozunu şimdiye kadar görülmemiş şekilde azaltıyor. Bu yeni cihaz, 1 mSv altındaki bir doz ile kalp tetkiklerinde en küçük anatomik detayları bile görüntüleyebiliyor. Cihaz, boyu yaklaşık 200 cm olan bir hastayı sadece 4 saniyede tarıyor. Bugüne kadar kullanılan cihazlarda hastanın çekime hazırlanmasından teşhise kadar geçen süre 10 dakikayı bulurken SOMATOM Definition Flash ile bu işlem sadece birkaç dakika içerisinde tamamlanabiliyor. Cihazın hızı özellikle acil durumlarda teşhis konulmasında büyük kolaylık sağlıyor. Acil vakalarda zaman baskısı nedeniyle eski cihazlarla yapılamayan bilgisayarlı tomografi çekimi, yüksek hızlı SOMATOM Definition Flash ile ne zor hasta için bile mümkün oluyor. Bu sohbet için teşekkür ediyorum. Literatür- Ocak 2010

Devamını Oku Yorum Yok

CT,TIPGÖRDER

Türkiye?de 984 Tomografi 534 MR Cihazı Var

Türkiye?de 984 Tomografi 534 MR Cihazı VarTürkiye?nin manyetik rezonans (MR) görüntüleme cihazı çöplüğü olmadığını söyleyen Tıbbi Görüntüleme Teşhis ve Tedavi Teknolojileri Derneği (TıpGörDer) Başkanı Ufuk Eren, ?Türkiye?deki tıbbi cihaz sayısı Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) ve AB ortalamalarının altında? dedi. Eren, geçen yıl büyüklüğü 250 milyon Euro olan sektörün kriz nedeniyle yüzde 30 oranında da küçüldüğünü kaydetti. Eren, Türkiye?deki toplam bilgisayarlı tomografi (CT) sayısının 984, MR sayısının ise 534 olduğun aktararak, Türkiye?de CT?de bir milyon kişiye düşen cihaz sayısı 11.3. Bu oran Japonya?da 87, Yunanistan?da bile daha fazla. MR?da ise Türkiye?de 1 milyon kişiye 6.1 cihaz düşüyor? dedi. Hürriyet

Devamını Oku Yorum Yok