Yazar Arşivi

Dünya,Girişimcilik,pandemi,Volitan

İyi Bir Dünya

İyi bir Dünya

EY Sağlık ve Yaşam Bilimleri Başkanı Ufuk Eren, Yasemin Salih’in hazırlayıp sunduğu İyi Bir Dünya programına konuk oldu.

Sağlıkta girişimci ekosistemine pandemide nur yağdı…

Devamını Oku Yorum Yok

sağlık yatırımları,virüs sonrası sağlık sektörü

Koronavirüs yeni normalde ‘sağlık paktları’ oluşturabilir

Bu röportaj 21 Nisan 2020 tarihinde Dünya gazetesinde yayınlanmıştır.

Koronavirüs sonrası nasıl bir dünya sorusuna, sağlık sektörü açısından baktık. EY Türkiye Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Lideri Ufuk Eren, son dönemde tüm şirketlerin kendilerine “sağlığa yatırım yapmak istiyoruz” diye geldiğini belirterek, yatırımların artacağı sinyalini verdi. Eren, yeni normalde dijital evlatlık, antikor damgalı pasaportlar gibi senaryoların konuşuldunu ifade etti.

Koronavirüsün seyrinde her ülkenin takvimi farklı. Kimi bitti derken, kimi ülkelerde daha zirve yaşanmadı bile… Ancak bir yandan en az hasarla bu salgından çıkmanın hesapları yapılırken bir yandan da “koronavirüs sonrası dünya” hakkında senaryolar yazılıyor. Son dönemde sıkça duyduğumuz “yeni normal” de dünyanın sağlık ve yaşam bilimleri alanında nasıl şekilleneceğini EY Türkiye Sağlık ve Yaşam Bilimleri Sektör Lideri T. Ufuk Eren ile konuştuk. Aynı zamanda EY CESA Bölgesi Sağlık ve Yaşam Bilimleri Kıdemli Danışmanı da olan Eren de insanlığın bu yeni dünyada “antikor” damgalı pasaportlar gibi birçok yeni uygulamayı görebileceğini belirtiyor. İşte Eren’in gözünden yeni normalde yaşayacaklarımız…

– Dünya ne kadar hazırdı pandemi krizine?

Bu konuda değişik bilgiler geliyor ama sağlık sektöründe böyle bir durumun konuşulduğunu söyleyemeyeceğim. Bill Gates gibi birkaç kişi bundan önce böyle bir konuda ciddi riskler olduğunu söyledi. Yine de dünyanın sağlık anlamında üzerinde yoğunlaştığı konu kim ne derse desin kronik hastalıklardı. Sağlık otoriteleri, “Bulaşıcı hastalıklar konusunu çözdük, kronik olanlara bakalım” tavrındaydı. SARS ve MERS’ten ders çıkarılmamıştı çünkü hem yayılmadı hem de virüsler kendiliğinden yok oldu. COVID’de ise kuluçka dönemi var ve etkisi çok hızlı, etkili. Bulaşma riski çok yüksek.

– Yani dünya çalışmadığı yerden bir sınava girdi?

Kesinlikle ve başarısız oldu. Özellikle koronavirüs Batı’ya ağır bir ders verdi. Batı toplumu, sağlıkta ne kadar yetersiz olduğunu gördü. Bunun dışında Dünya Sağlık Örgütü, BirleşmişMilletler gibi büyük organizasyonlar başarısız bulundu. Çok geç harekete geçtiler ve toplumu yanlış yönlendirdiler. Örneğin “maske herkese gerekmiyor” dediler. Bu kuruluşlar yapılarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacaklar. Tüm dünyada halk sağlığı, toplum sağlığı sınıfta kaldı. Güney Kore, Japonya ve Almanya bir tık öne çıkan ülkeler oldular. İtalya, İspanya, Fransa bu krizi daha iyi atlatması beklenen ülkelerdi ama öyle olmadı. Hem altyapıları yeterli değildi hem de geç kaldılar.

– Türkiye’nin performansı nasıl?

Türkiye’de halk sağlığı daha iyi durumda çünkü son 15 yılda sağlık yatırımları özellikle cihaz tarafında çok arttı. Yoğun bakım yatak sayısı 17-18 binlere ulaştı, cihaz da var. Bunlar iyi ama… Kadro konusunda yetersiz kalıyoruz. 18 bine varan yoğun bakım yatağı var ama yoğun bakım hemşiresi 700’lerde. En az 8 bin 500 olmalı. Çünkü bu hastalık yoğun bakımda geçiyor.

– Salgının Türkiye’deki seyriyle ilgili nasıl bir tablo öngörüyorsunuz?

Daha sıkı önlemler alınması gerekiyor. Eğer ilk sokağa çıkma yasağının duyurulduğu cuma gecesi kargaşası olmasaydı, Nisan 20-25 gibi zirveyi takip eden platoyu yaşarız derdim. Bu biraz ötelenmiş olabilir. Sıkı önlemler alınırsa, disiplin artarsa mayıs ayında düşüş eğilimi başlar, haziran sonuna doğru işi kontrol edilebilir hale getiririz diye düşünüyorum. Bunun yanında Ekim 2020 ya da Şubat 2021’de ikinci dalganın geleceğinden söz ediliyor. Bence aşı bulunana ya da virüs mutasyon geçirip etkisini azaltana kadar rahat yok. Bu aradaki 1-2 yıllık dönemde dünya yeni normali yaşamaya başlayacak.

– Ülkeler halk sağlığını korumak için içlerine kapanacaklar mı sizce?

Evet bir lokalleşme olacak ama dünyanın geldiği bu noktada çok fazla da içinize kapanamazsınız. Küreselleşme gerçeği var. Burada NATO benzeri, sağlık paktlarının oluşacağı düşünülüyor. Güçlü, yaptırımı olan, Birleşmiş Milletler’e alternatif daha fazla ciddiye alınan kurumlara ihtiyaç artacak. Bunun için devletlere “pamuk eller cebe” denilecek. Dünya Belirsizlik Endeksi, 400’lere yaklaştı. Bu, bugüne kadar ki krizlerin hepsinden çok daha yüksek.

– Sağlık ile ticari hayatın sürekliliği nasıl etkileşecek?

Korona özelinde aşı bulunana kadar dünya ticaretinde normal bir dolaşım olmayacağını düşünüyorum. Öte yandan üretim ve ticaret de devam etmek zorunda. Belki virüsü atlatan, antikor üreten kişilerin pasaportlarına özel damgalar vurulacak. Sağlık vizesi gibi. Seyahat etmesi gereken kişilerden bu gibi testler istenilecek. Onaylı pasaportu olanlar ve olmayanlar ticari hayatın içinde belirginleşecek. Bence bir an önce antikor geliştirmiş olanların belirlenmesi ve seyahat edebilmeleri gerekiyor. Reel ekonomiye dönüş bir an önce başlamalı.

– Damgalı pasaport, ayrıştırıcılık bakımından riskli değil mi?

Beklenti bunun daha da ötesinde. Sürdürülebilir kişisel sağlık zaten bir süredir konuşuluyordu. Benim bağışıklık sistemim, beslenme düzenim, yağ oranım, vücut ısım kavramları öne çıkacak. Dijital sistemler de bunu destekliyor, giyilebilir cihazlar bunu sağlıyor. İnsanlara çip takma söz konusu. Bunu kimi kendisi isteyecek, kimi de istemeyecek. Gelecekte asıl sorun yalı bakımında olacak.

– Neden?

Gelecek yaşlıları daha izole bir hayata doğru itiyor. Dijital evlatlık kavramı konuşuluyor. Avrupa’da çocuk sahibi olmayan yaşlılar için zaten çözümler düşünülüyordu. Örneğin üniversite öğrencileri birer yaşlı sahipleniyordu. Ama artık virüs tehlikesi var. Bu yüzden dijital evlatlık kavramı üzerinde düşünülüyor.

HER GÜN ‘SAĞLIĞA NASIL YATIRIM YAPARIM’ DİYE TELEFON ALIYORUM

Son günlerde hangi sektörde olursa olsun, ne üretirse üretsin bütün müşterilerimiz bize “Sağlık sektörüne nasıl yatırım yapabiliriz, neresinden girebiliriz” diye danışıyor. Her gün böyle telefonlar alıyorum. Öncelikle sağlık, hem ülkelerin hem de özel sektörün yeni gözdesi olacak gibi görünüyor. Sağlıkta inovatif yatırımlar, erken uyarı sistemleri, yeni buluşlar, toplum sağlığıyla ilgili dijital sistemler, tele sağlık, yapay zeka teknikleri gibi alanlarda faaliyetler artacak. Devletlerin savunma sanayiine harcadığı para sağlıktan çok daha fazla. Bunun arkasında duramaz artık ülkeler. Öte yandan özel sağlık sektörü bu işten çok zarar gördü. Cirolar yüzde 80-90 düştü. Pandemi etkisi devam ettiği sürece bu alan darbe alacak. Sağlık turizmi de kötü etkilenecek, çünkü seyahatler uzun süre normale dönecek gibi durmuyor. Kamu ise salgın hastalıkları yönetmeye daha fazla yatırım yapacak. Devlet, özel sektör ile bir araya gelip kriz senaryoları üzerine çalışmak zorunda.

Devamını Oku Yorum Yok

corona sonrası yaşam,virüs sonrası yaşam,yeni normal

Yeni Normal’e Geçiş

Mevcut krizi yönetmek ilk önceliğimiz olmasına rağmen orta ve uzun dönemli dalgalanma etkilerini dikkate almak gerekir. Aşı bulunana veya toplum bağışıklık kazanana kadar önümüzdeki 2 yıl (Imperial College bu periyodun 12-18 ay olacağını tahmin ediyor) içerisinde iş ve özel yaşamı
birçok yıkıcı etkilerle karşılaşacak ve bunlar yeni alışkanlıklara neden olacak. Dünyamızın neden çok farklı olacağı konusunu sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Bazı kural ve önlemler değişecek, bunlar;

  • Kısıtlı toplanmalar
  • Seyahat kısıtlamaları
  • Hijyen gereklilikleri
  • Hassas grupların korunması gibi

Yeni alışkanlık ve davranış şekilleri yaşamımıza girecek, bunlar;

  • Uzaktan çalışma
  • İç içe geçen çalışma ve özel yaşam dengesi
  • E-ticaret ve lojistiğe erişim
  • E-sağlık gibi

Birçok artçı şok bekleniyor ve bu benzeri görülmemiş şokların ikincil etkileri ortaya çıkmaya başladı, bunlardan bazıları;

➢ Dünya nüfusunun yarısı geçici olarak evlere kapandı
➢ İşsizlik ve ardından iflasların gelmesi
➢ Jeopolitik: Mevcut yabancı düşmanlığı ve popülizm tarafından güdümlenen sınırların kapanması ve yeni yasalar

Tüketici davranışlarında beklenen değişimlerin ilk sinyalleri gelmeye başladı. Zaman içerisinde beklenen değişimler ivme kazanıp davranış değişimlerine dönüşecek. Bazı örnekler:

  • Formula 1 gerçek sürücülerle e-sport’a dönüştü
  • Hotellerde müşterilere servisleri robotlar yapmaya başladı
  • Çin’de polisler infrared kasklar kullanmaya başladı

Değişimler birçok cephede oluşacak:

  • Jeopolitik (örn. Korumacılık)
  • İnsan davranışı (örn. Bağışıklık sertifikasyonu)
  • Endüstri dinamiği (örn: Tedarik zincirinin bozulması)
  • Teknoloji (örn. Her şeyin temassız olması)
  • Regülasyon (örn. Yeni gizlilik kanunu)
  • Makroekonomi (örn. Sermayeye limitli erişim)

Bu ana değişim cephelerinden “İnsan davranışlarında” beklenen 10 değişim:

  1. Artan korku, yalnızlık ve depresyon
  2. Diğer insanlara ve ürünlere karşı hijyen güveninin kırılması
  3. Ülke dışı ve içi seyahatlerin kısıtlanması
  4. Evden çalışma ortamlarının optimize edilmesi
  5. Her seviyede tansiyon ve çatışmaların artması
  6. Global işsizliğin artması
  7. Her şeyin eve gönderilmesi (sevkiyat)
  8. Yaşlı nesil ile kısıtlanan temas
  9. Kimliğimizin işimizden daha öne çıkması
  10. Bağışıklık kazanmış (onaylı) tüketicilerin değeri

Aşağıda bunları biraz daha açarak incelemeye çalışalım.

1. Artan korku, yalnızlık ve depresyon

Maalesef birçok kişi kendini daha izole hissedecek, işlerini kaybedecek, hastalanacak, ilişkilerinde problemler yaşayacak.
Beklentiler: Uzaktan terapi ve koçluk için ihtiyaç ciddi anlamda artacak. Online sosyal oyunlar ve aplikasyonlarda patlama yaşanacak (Ör: Houseparty, Discord vb.). Firmalar bu yeni düzen için ürünler çıkaracak, örneğin Zoom üzerinden online arkadaşlık etmek gibi.

2. Diğer insanlara ve ürünlere karşı hijyen güveninin kırılması

Tüketiciler ve organizasyonlar etkileşime girdiği kişi ve ürünler konusunda çok daha dikkatli olacaklar. Hem kişilerin ve hem de organizasyonların hijyen ve sağlık durumu ile ilgili resmî kanıt beklentisi olacak.

3. Ülke dışı ve içi seyahatlerin kısıtlanması

Seyahat ve turizm endüstrisi en büyük etkiyi alabilir. Tüketiciler evlerine dönememe veya yabancı bir ülkede başka bir salgına yakalanma riskini hissedecekler.
Beklentiler: Yurtiçi turizm yükselecek. Yurtdışı seyahatleri uzun tatiller için seçilecek (karantina dönemi hesaba katılacak). Seyahatler uzaktan çalışma ile birleştirilecek. Kırsal ve uzaktan çalışma lüks kaçışlar olacak.

4. Evden çalışma ortamlarının optimize edilmesi

Ev tamamen yeni bir anlam kazanacak. Bireyler ve aileler, iş – özel yaşam ihtiyaçlarını bu sınırlı alanlarının içinde dengelemenin yeni yollarını bulmaya çalışacaklar.
Beklentiler: Nakit zayıf firmalar ofis alanını ve altyapıyı azaltacaktır. Evlerde farklı kurulumlar gerçekleşecek. İnsanlar, yaşam tarzındaki bu değişikliği karşılamak için özel ekipman, makineler ve gelişmiş video / ses kurulumlarını eve getirecek. Tüm bunlar yeni politikaların ve yeni sigortaların gerekliliğini doğuracaktır.

5. Her seviyede tansiyon ve çatışmaların artması

Birçok kuruluş ve insan hayatta kalma modunda çalışıyor. Çoğu bu süreçte sözleşmeleri veya düzenlemeleri ihlal edebilir.
Beklentiler: Google arama eğilimlerinde “Mücbir Sebep” önemli bir artış gösterdi. Yasal savaşlar her yerde açılacaktır. Aynı zamanda, avukatlar dijital bir çalışma biçimine geçiyorlar.

6. Global işsizliğin artması

Çoğu kişi kariyerlerini yeniden düşünmek zorunda kalacak. Aynı sektörde yine mücadele eden başka bir rakibe geçmek bile bir seçenek olmayacak.
Beklentiler: Uzaktan eğitim ve beceri kazanma zirve yaşayacak. Aynı zamanda, birçoğu aile bütçelerine katkıyı arttırmak için girişimciliğe soyunacak. Her iki seçenek de ekonomi belli bir noktaya gelince değerli deneyimler katmış olacaktır.

7) Her şeyin eve gönderilmesi (sevkiyat, teslim)

Birçok perakende işletmenin ve ürün distribütörünün eve teslimat sistemine geçmesi gerekecektir. Geleneksel perakende satış yok olmayacak fakat evrim geçirecek.
Beklentiler: Daha özellikli dağıtım çözümleri ihtiyaç olacak (örneğin; dondurulmuş / soğutulmuş gıdalar için bırakma noktaları). Daha gelişmiş tedarik zinciri optimizasyonları gerekecek. (örneğin aynı ev veya caddeye teslimat yapan birden fazla mağaza).

8. Yaşlı nesil ile kısıtlanan temas

Aşı bulunana kadar 65 yaş üstü insanlarla etkileşim ciddi şekilde kısıtlanacaktır. İnsanların sosyal toplantıları yeniden düşünmeleri gerekecek.
Beklentiler: Dijital evlat edinme çok yakında hızlanacak. Bu nesil için özel perakende seçenekleri, Yaşlı neslin törenlere, ritüellere (örneğin büyük düğünler) katılımları çözüm bekleyen konular olacak. Özel ihtiyaçları olan veya belirli bir yaştaki toplulukların yükselişi yaşanacak.

9. Kimliğimizin işimizden daha öne çıkması

Birçok insan için, mesleği ve rolleri kim olduklarının önemli bir parçasıdır. Yeni dönemde işi ve özel hayatı karıştırmak, bu yüzeysel katmanı çürütecek. Sadece şimdiden birçok kişi meslektaşlarını daha derin bir düzeyde, örneğin bir kerelik yatak odalarından 1 canlı video konferansa katılımıyla bile tanıyor.
Beklentiler: Normal zamanlarda moda, tercih ettiğiniz şekilde kimliğinizi şekillendirmek ve başkalarına göstermek için bir unsurdur. Daha az fiziksel etkileşim olacağından, video etkileşiminizin dijital olarak efektlerle değiştirilmesi bunun yerini kısmen alabilir. (Twitch yayıncılarının ‘canlı yayın odalarını’ nasıl özelleştirdiğine dikkat edin).

10. Bağışıklık kazanmış (onaylı) tüketicilerin değeri

İş modeli birçok insanı dar alanlarda bir araya getirmeye dayanan iş kolları için maalesef tünelin sonunda ışık yok (turistik gemiler, tiyatrolar, etkinlikler/festivaller…).
Beklentiler: Tek kişilik yemek kabinlerinin veya insansız etkileşimlerin yükselişi yaşanacak (örneğin robot garsonlar). Bağışıklık durumunu kanıtlayan resmi sağlık kaydına sahip yeni bir tüketici segmentinin yükselişi bir çıkış yolu olabilir. Sadece bu insanlar için pazar oluşturulacak. Bu, çoğu endüstri için keşfedilmemiş bir alan olacaktır, örneğin yetişkin eğlence endüstrisine dikkat etmeniz iyi bir yer olabilir. Onlarca yıldır HIV ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların sektörlerinde yayılmamasını başardılar.

Devamını Oku Yorum Yok

COVID-19,sağlıkta yeni iş modelleri,virüs sonrası sağlık sektörü

Yaşam Bilimleri Sektöründe COVID-19 sonrası Yeni İş Modelleri Perspektifleri

İnsanoğlu, Covid-19 pandemisinin yarattığı sismik şok ile mücadele içerisinde. Bu süreçten, kayıplar versek de başarıyla ve değişen bir dünya ile çıkacağız. Bu değişecek dünya düzeninde en önemli görevlerden biri de Yaşam Bilimleri Sektörüne ait olacak. Yaşananlardan sonra gözler bu sektöre daha fazla yönelecek ve beklentiler artacak. Yaşam Bilimleri Sektörü ‘Yeni normal’e nasıl hazırlanmalı, hangi soruları sormalı ve inovasyonu hangi alanlarda aramalı; tüm bunları aşağıdaki 5 ana başlıkta incelemek gerekecektir:

1) Operasyonel Etkinlik

Dönüşümü fonlama amacıyla operasyonel etkinliği arttırmak gerekiyor

a) Satış temsilcileri (ilaç, tıbbı cihaz ve sağlık hizmet sunumu firmaları için) doktorları ziyaret edip bizzat ürün sunumu yapamayınca değer aktarımını nasıl yapacaklar?
İlaç satış ve pazarlama için satış temsilcilerine ayrılan bütçe 12 milyar USD’dir.

b) Hastalar klinik çalışmalara katılım için doktorlara gidemiyor. Klinik çalışma hastaya nasıl gelecek?
ABD ve AB’de hastaların yüzde 47-69’u mevcut klinik çalışmalara devam etmek istemiyor.

c) İş dünyası sanal ortama geçince Yaşam Bilimleri firmaları operasyonlarını nasıl tasarlamalı?
400 milyon iş dünyası temsilcisi ve tüketici, bilgi paylaşımı amacıyla bu alanda özel sanal uygulamalar kullanıyor.

d) Yaşam Bilimleri firmaları için fiziki yapılardan kurtulup “asset light” (hafif varlıklı, mülksüzleştirme) yapıya geçiş fırsatları nelerdir?
10-17 Mart tarihleri arasında Cleveland Clinic Sağlık Sisteminde tele-sağlık hizmetlerine talep 15 kat arttı.

2) Sürdürebilir kişiselleştirilmiş sağlık

Sürdürebilir kişiselleştirilmiş sağlık için iş modelleri transformasyonu

a) Hastaları hastalıklarını kendilerinin yönetebilmesi için hangi hizmetler ve araçlar yardımcı olacak?
ABD’de hastaların ilaçlarını doğru kullanmamaları sebebiyle ortaya çıkan yıllık önlenebilir maliyet 100 milyar USD’dir.

b) Firmalar, tedarik zincirlerinin daha lokal olması için nasıl bir çaba gösterecekler?
Çin, global 370 önemli ilaç içeriği için dünyadaki üretim tesislerinin yüzde 15’ine sahip.

c) Yaşam Bilimleri firmaları sundukları değerler için nasıl ödeme alacaklar
ABD’de 2014-2019 arası yeni moleküllerin yalnızca yüzde 10,5’i “çıktı bazlı anlaşmalar” kapsamına alınmıştır.

d) Firmalar yeni iş modellerine göre güvenli ve doğru inovasyonlara nasıl ulaşacaklar?
Örneğin, son 5 yılın ortalamasına baktığımızda daha tedavi odaklı biyofarmanın getirileri yüzde 73 iken daha düşük odaklı olanların ise yüzde 51 idi.

3) Ölçek ekonomisi

Ölçek ekonomisine hızlı varmak için Global Sağlık Ekosisteminde satın alma, birleşme ve iş birlikleri

a) Yaşam Bilimleri firmaları başarıyı yakalamak amaçlı ihtiyaçları olan dijital araçlar için ne tür organizasyonlarla iş birliği yapmalı?
2019 yılında ABD’deki Risk Sermayesi şirketlerinin Dijital Sağlık Startup’larına yaptığı yatırım miktarı 7,4 milyar USD’dir.

b) Yaşam Bilimleri Kuruluşları arasında veri alışverişi ile ortaya çıkabilecek fırsatlar nelerdir?
İngiltere NHS’in elindeki veri ile yıllık 4,6 milyar USD’lik yapay zekâ ve kişisel sağlık uygulamaları geliştirilebilir.

c) Yaşam Bilimleri firmaları nasıl daha fazla dış inovasyon metodolojisinden faydalanabilir?
2021 yılında en büyük 12 biofarma firmasının satış gelirinin yüzde 66’sı dış inovasyon sonucu ortaya çıkan ürünlerden olacak.

d) Değişen sağlık hizmetleri dünyasında firmalar ne tür yenilikleri, yetenekleri bünyesine katmalı?
Tüketicilerin yüzde 65-75’i kişisel biometrik verilerini, kendi ürettikleri çıktıları ve genetik bilgilerini paylaşmaya istekli.

4) Verinin özgürleştirilmesi

Aksiyona geçilebilir sağlık sistemi için verinin özgürleştirilmesi

a) Yaşam Bilimleri firmaları tedarik zincirlerinde baştan sona görünürlük yaratmak için hangi adımları öncelendirilmeli?
İlaç üretiminde taşere etme 2019’da yüzde 26 iken 2023’de beklenti yüzde 28.

b) Uzaktan izleme gibi dijital hizmetlerden (geleceğin ürünleri) firmalar nasıl para kazanabilecek?
Klinik çalışmaların yüzde 10-15’inde giyilebilir teknolojiler kullanılmaktadır.

c) Ne tür veri daha değerli?
2025 yılında yıllık sağlık verileri 8,5 kat artacak.

d) Yaşam Bilimleri firmaları veriye sahip olmaktansa ihtiyacı olan veriye ulaşma modellerine nasıl geçecekler?
200’ün üzerinde firma elektronik sağlık verisi ticareti yapmaktadır.

5) Güven inşa etmek
Regülatif riskleri ve paydaşların algısını yöneterek güven inşa etmek

a) “Yeni normal” için firmalar, hızlı ürün onayları alabilmek için regülatörlerle nasıl çalışacak?

b) Yaşam Bilimleri firmaları gelecekte büyümeleri için kalite ve compliance’a (uyumluluk) nasıl yatırım yapacaklar?

c) Firmalar kendi çalışmalarını yeni ve daha esnek regülasyonlara karşı nasıl değiştirecek?
Mart sonunda Covid-19 salgını ile ilgili tıbbi cihazlar için İngiltere fast-track (hızlı geçiş) onay mekanizmasını devreye aldı.

d) Sağlık verisi ve cihazlar internet korsanları için değerli hedef haline gelirken firmalar siber güvenliklerini nasıl güçlendirecek?

Devamını Oku Yorum Yok

Coronavirus,COVID-19,evde sağlık bakımı,telesağlık

COVID-19’un Sağlık Hizmetleri Sektörüne Etkileri

COVID-19 (Coronavirüs) nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyoruz. Dünya genelinde tüm endüstrilerin ve iş dünyasının gözü salgınla ilgili alınan önlemlere çevrilmiş durumda. Bununla birlikte virüsün yayılmasıyla ilgili endişeler, her gün yeni ve farklı şekillerde rutin çalışma yöntemlerimizi bozuyor.

Bu global problemde hiçbir endüstri, sağlık sektöründen daha merkezde değil. Her endüstrinin karşılaştığı endişelere (örneğin, çalışanların sağlığı ve güvenliği, tedarik zincirinin bozulması) ek olarak sağlık endüstrisi, hastalığın yayılmasını önlemeye ve etkilenenlere sağlık hizmeti vermeye çalışırken benzersiz zorluklarla karşılaşmaktadır.

Aşağıda, sağlık endüstrisinin koronavirüsten nasıl etkilendiği (ve etkilenmesi muhtemel olduğu) ve endüstrinin nasıl tepki verebileceği konusunda birkaç yeni bakış açısını sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

Sağlıklı kalmak: Sağlık kurumları için önemli olan, işgücü ve hastalarının koronavirüs tarafından enfekte olmasını engellemek. Virüsü bilmeden yaydığı ve tüm hasta popülasyonuna bulaştığı iyi niyetli ve özenli bir sağlık hizmeti sunucusunu düşünün. Veya tek bir hastanın başkalarını enfekte etme riskini düşünün (acil bekleme odasında veya yatak katında). Bu senaryolar, herhangi bir sağlık kuruluşunun misyonuna (iyileşme ve zarar vermemek) doğrudan zorluklar getirir ve gerçekleşmesi halinde herhangi bir kuruluş için anlamlı bir finansal ve itibar riski oluşturabilir.

Hasta bakımı: Aynı zamanda, sağlık kuruluşları virüslerden etkilenen (veya etkilenebileceklerinden korkan) kişilere bakmaya hazır olmalı. Bu muhtemelen ilgili hastaların hacimlerinin artması (örn. Ayaktan tedavi ortamlarında, ödeme ve çağrı merkezlerinde) ve enfekte hastalar için potansiyel olarak artan yatak talebi anlamına geliyor. Buna ek olarak, sağlık işgücü üzerinde kısıtlamalar olabilir (örneğin, sağlık çalışanlarının hastalanmalarından dolayı karantinaya alınmaları veya okulların kapanmasının getireceği yük gibi), tedarikteki kıtlık (Test kitleri / maskeler / solunum ekipmanı veya tedarik zinciri bozulması sonucunda genel olarak IV sıvılar ve ilaçlar gibi maddeler için) ve oldukça bulaşıcı hastalıkları yönetmek için hazırlanan tesisler ve insan gücü için büyük bir talep. Virüs yayıldığı ve zirveye ulaştığı anda bakım erişimini desteklemek de kritik bir konudur- doğru bakım süreçlerini belirlemek ve tanı / tedavi ile ilgili engelleri (bilgi, maliyet vb.) azaltmak gerekebilir.

Zorlu dönem için destek: Sağlık sektöründeki misyon odaklı kuruluşlar için en öncelikli endişe olmasa da sağlık kuruluşunun ekonomisi üzerindeki genel etkinin olumsuz olması muhtemel. Çok kısa vadede, insanlar hastaneye gitmekten kaçınacaklardır (az sayıda seçmeli cerrahi ve tanı prosedürü). Orta vadede COVID-19’un genel ekonomi üzerindeki etkisinin negatif olduğu tahmin ediliyor. Sağlık hizmeti tipik olarak ekonomik durgunluklara dayanıklı olsa da, bu durgunluktan hiç etkilenmeyeceği anlamına gelmiyor. Bu dönemde Sağlık kuruluşları daha düşük hasta hacimleri, daha az tercih edilir bir gelir çeşitliliği ve yatırım portföylerindeki olumsuz geri dönüşler nedeniyle zorlanabilirler.

Sağlık kuruluşları ve yatırımcılar bu dinamiklere yanıt olarak ne yapmalıdır? En uygun aksiyonları zaman gösterecektir ancak şimdiden bazı perspektifler ortaya çıkmaya başlamıştır:

Telesağlık: Şimdi telesağlığın daha fazla ortaya çıkıp parlama zamanı! On yıllardır telesağlık hakkında duyumlar alsak ve konuşsak da potansiyelinden hala çok az bahsediyoruz. Görevdeki sağlık hizmeti sağlayıcıları, daha fazla hastaya tüketici dostu bir şekilde hizmet vermek ve uzun vadede maliyet yapılarını azaltmak için sanal sağlıkta deneyim ve ölçek oluşturma fırsatını kullanmalıdır.

Evde Sağlık Bakımı: Aynısı evde sağlık bakımı (özellikle dijital çözümlerle) çözümleri için de geçerli. Birçok terapi için ev, hastalar için uygun ve rahat olmasının yanı sıra optimum maliyet verimliliği sağlar ve maksimum etkilidir. Sağlık kuruluşları bu bakım yollarını güçlendirmelidir.

İş birliklerinin güçlendirilmesi: Sağlıktaki değer zincirinde, ortaklıklar ve iş birlikleri (sağlayıcılar, ödeme yapanlar, üçüncü taraf satıcılar) ihtiyacı hiç bu kadar önemli olmamıştı. Uyumlu stratejiler ve daha geniş koordinasyonun sağlanmasıyla, kuruluşların daha çevik ve etkili bir şekilde yanıt vermesi sağlanacaktır.

Etkinliğin artırılması: Sağlık kuruluşları sürdürülebilirlikleri için, olumsuz etkilenecek mali sonuçlarını iyileştirme çabalarını iki katına çıkarmalıdır. Bu çabalar; maliyetleri azaltma, sağlık hizmetlerini daha geniş popülasyonlara yayma, hizmet çeşitliliğini arttırma, ölçek verimlilikleri yaratma (örneğin, birleşme ve satın alma veya yaratıcı ortaklıklar yoluyla) ve sağlık bakım değerini artırmak için yeni yetenekler bünyesine katma fırsatlarını değerlendirmelidir.

Sağlık yatırımcıları (özel sermaye dahil): Bozulma (hatta ekonomik stres), inovasyon yoluyla ve geleneksel erişim veya bakım sunumu modellerini değiştirerek değer yaratanlar için fırsat yaratabilir. Tarihsel deneyim bir rehber olarak hizmet edebiliyorsa, toplam işlem hacminin düşmesini beklemeliyiz ve aynı zamanda daha düşük değerler görmeliyiz (yatırımcılar için daha cazip). Kriz dönemlerinde, sağlık yatırımcıları inovasyonu teşvik etmeye ve geleneksel çalışma yöntemlerine geçmeye çalışmalıdır. Yaşanan bu pandemi krizi tüm dünyaya Toplum ve kişisel Sağlığın, Sağlık Hizmetlerinin ve etkin Sağlık Hizmetleri Yönetimini, Teşhis ve Tedavi teknolojilerinin önemini net bir şekilde göstermiştir. Bu alanlara Kamu ve Özel sektör tarafından inovasyonların destekleneceği ve yatırımların ciddi artış göstereceği kaçınılmaz olacaktır.

COVID-19 salgını ve sağlık sektörü üzerindeki etkisi her geçen gün gelişmeye devam ediyor. Toplum olarak, bu krizi düşünceli ve iyi yöneteceğimizden eminim. Covid-19 Pandemi sonrası farklı bir dünyaya doğru gidiyoruz.

Devamını Oku Yorum Yok

Sağlık sektöründe inovasyon ve yatırımlara global bakış

Bu makale SD dergisi İlkbahar 2019 sayısında yayınlanmıştır.

Herhangi bir sektörde yaratıcı fikirlerin çıkması , bunların büyümesi ve ticarileşmesi için yani kısaca inovasyonun gerçekleşmesi için gerekli ekosisteminin olması ve kurallarıyla doğru bir şekilde işlemesi gerekmektedir. Bu inovasyon ekosistemin süreçlerini ve paydaşlarını
aşağıdaki şekilde gösterebiliriz.

İnovasyon Ekosistemi ve Süreçleri

Buradan da anlaşılacağı üzere süreç fikir aşamasıyla başlayıp özel şirketlerin ve hükümetin bu inovasyonu büyük ölçekte uygulamaya sokması ile eksponansiyel bir ölçeğe kavuşabilmektedir. Her iki uç arasında inovasyonun sağlıklı olarak hayata geçmesi ve ölçeğe kavuşması için ortamda konusunda iyi akademik kuruluşların (özellikle giri şimci kaslara
sahip üniversitelerin) ve uygu lamaların yapı lacağ ı sanayinin olması gerekir. Bu da iyi bir üniversite-sanayi iş birliğini beraberinde getirmektedir. Kuluçkalar ve hızlandırıcılar da spesifik inovasyonların daha da geliştirilmesi için birer katalizör görevi yapmaktadır. Fikirlerin inovasyona, inovasyonun da hayata geçirilmesi için melek yatırımcılara ihtiyaç vardır. Pazar testini başarıyla tamamlayan startuplar daha sonra da ölçeğe ulaşmak için ekosistemdeki risk sermayesi ve sonra da gerekirse özel yatırım fonlarına ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle ekosistemde bu yatırım anlayışının ve gerekli yatırımcıların olması çok önemlidir. Diğer önemli bir
konu da bu ekosistem süreçleri konusunda uzman, tecrübeli hukuk danışmanlık ofislerinin sistemin sağlıklı işlemesine önemli katkıları olmaktadır. Bu zincirde en önemli paydaş ise fikirlerden ortaya çıkacak olan inovasyonun üzerinde bulunduğu firmanın yöneticisidir. Özellikle
inovasyonun beşiği sayılan Silikon Vadisinde en önem verilen konu şirketin başındaki yönetici ve yönetici takımıdır.

Devamını Oku Yorum Yok

Sağlığın geleceği veri analitiğinde

Bu röportaj Fortune Dergisi Temmuz 2016 sayısında yayınlanmıştır.
…Volitan Consulting’in CEO’su ve sağlık sektörünün duayeni Eren’in bu sırrı danışmanlık yaptığı şirketlerin yöneticileri ile paylaştığı da açık. 27 yıldır uluslararası arenada boy gösteren Eren, bütün bu süre boyunca olmasa da yakın geçmişte New York’ta ve Chicago’da yaptığı sunumlarda bu konuya dikkat çekmiş durumda. Sağlık işinde kişiselleştirilmiş ilaçlardan gelişmiş görüntülemeye kadar teşhis ve tedavi ile ilgili konular çok daha popüler olurken, büyük veri ile analitik hitap ettikleri ekonomik büyüklükler nedeniyle başrol çalmaya aday görünüyor. Dünyada sağlığa harcanan 6,5 trilyon dolar, gayrisafi global hasılanın şimdiden yüzde ıo’unu oluşturuyor ve bu oranın daha da artması bekleniyor.  

Devamını Oku 1 (Yorum Sayısı)

PPP Projelerinde FAZ 2 ile Mega Sağlık İşletim Modellerine Doğru

hastane-dergisiSağlık alanında yapılan yatırımlar arasında, kamuoyunda “Şehir Hastaneleri” olarak bilinen, medyada kendine “Yeni Sağlık Kentleri Kuruluyor” başlığıyla yer bulan PPP yatırımlarının ikinci fazında atılan adımlar olumlu olmakla birlikte akıllarda soru işaretleri de uyandırıyor. Türkiye’de ilk olarak 2004 yılında fikri hazırlık süreci başlayan sağlıkta PPP yatırımları, 2015 yılı itibariyle hızlanmış durumda. Türkiye genelinde kamudaki toplamda 200 bin yatağın 43 bininin bu modelle yenilenecek olması, tek başına bile uygulamanın büyüklüğünü ortaya koymakta.

Devamını Oku Yorum Yok